Çevre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çevre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02 Eylül, 2010

DİKKAT ELEKTROMANYETİK ALAN !!!

Aşağıda ki yazı gerçekten günümüzde önemli ve yaygın olarak kullandığımız aletler olan bilgisayar, cep telefonu, telsiz telefon … gibi aletleri kullanırken hepimizin dikkatli ve bilinçli olması gereken bir konuyu anlattığı için paylaşmak istedim. Bir çoğumuzun bu tür bilgileri kulaktan duyduğumuzu ama tehlikenin farkında olmadığımızı düşünüyorum. Açıkçası kendim adına kızıma cep telefonu vermiş olmaktan dolayı, bu tür yazıları okudukça hem çok pişmanım, hem onunla ilgili en büyük hatamdı diye düşünüyorum. Madem ki bu hatayı yaptım hiç değilse ona bilinçli bir kullanıcı olmaya dair gerekenleri de anlatayım. Banakalırsa siz okuyun, etkileyici biz yazı.

DIKKAT . . . ELEKTROMANYETIK ALAN ! ! !

Bu yazıda dikkate alınması gereken ciddi konular var . . .

Ben, Doç. Dr. Ayşegül YILMAZ'. Sizlere çok önemli uyarılarım var.

Elektromanyetik Alan" konusunda doktora yapmış bir kişiyim.

Öncelikle dizüstü bilgisayarların ki asla ve asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın.

En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar (bu aletleri kullanırken acele edin, işinizi çabuk bitirin.

"Yatak odalarında televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu bulunması tahmin edemeyeceğiniz kadar zararlıdır. Havayı iyonize eden elektromanyetik alan yüzünden çoğu zaman bir koku ile algıladığımız ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada asılı kalırlar. Saatlerce havalandırsanız bile tam olarak ortamdan süpürülmezler, her nefes aldığınızda ciğerlerinize bu parçaları çekiyorsunuz demektir.

Elinizin hemen altındaki klavye ve Mouse ise her hareketinizde elektrik sinyalleri gönderir. Mutlaka kablolu mouse kullanınız. . Aynı şekilde uzun süreli klavye ve mouse kullanımı maalesef bilekleri ve eli deforme etmektedir. "RSI (Repetitive Strain Injury)" denen sürekli aynı bedensel hareketlerin tekrarıyla oluşan eklem rahatsızlıkları ve "Carpal Tunnel Sendorumu (tekrar eden hareket sendromu )" ciddi sonuçları olan ve ameliyat gerektirebilen hasarlar verirler.

Lazer baskı yapan yazıcılar, çalışmaları sırasında ozon gazı üretirler. Uzmanlar kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının, manyetik alanın zayıflattığı bünyelerde oluştuğunu söylüyorlar. Mesela çoğumuzun kullandığı Bluetooth kablosuz bağlantısı için HP firmasının resmi kitapçığı "lütfen sağlığınız için bir metreden kısa mesafede Bluetooth kullanmayın” diyor.Eğer bütçeniz yetiyorsa LCD dediğimiz ince ekranlardan alın. Bunun radyasyon seviyesi daha düşüktür.Bilgisayar kasanızı bedeninizden uzak tutun. Kabloları mümkün olduğunca uzun tutarak çevrenizdeki boş alanı uzatın, Bilgisayar masanızı metal aksamdan değil, ahşap ve elektrik yükü tutmayacak şekilde oluşturun.

Bilgisayarınızın bağlı olduğu prizimutlaka topraklı yaptırın. Günde bir kaç saatten fazla keyif, oyun ve web gibi zorunlu olmayan aktiviteler için bilgisayar karşısında zaman harcamayın. Son olarak, bilinen tüm elektronik cihazlarda elektromanyetik alanı yakalama becerileri yüzünden özellikle ametist kristalleri kullanmanızı ve bilgisayarınızın yakınına koymanızı önereceğim. Bu ametist kristalleri belli aralıklarla deniz suyuyla topraklandıklarında elektrik yükleri sıfırlanarak gereken koruma alanını sağlamaya devam ederler." Sevgili okurlar, ben şahsen Balıkesir Dursunbey Güğü Köyü'nde çalışırken, köyde ametist madeni olması nedeniyle, bol miktarda ametist kristali edinmiştim.

VE EN ÖNEMLİ KONU: . . . Eğer acil servis doktoru falan değilseniz, cep telefonunuz uyuyacağınız odada asla açık olarak kalmamalı. Gece siz uyurken Yatak Odanızdan en az 10 metre uzakta olmalıdır!!!!

Yapılan araştırmalara göre 20 dakika boyunca cep telefonu ile kesintisiz konuşanların, bir sağlık kuruluşunda beyin kontrolünden geçmesi gerekiyor. Nitekim telefon ile konuşurken sınırı aştığınızda hep başınız ağrır.. Unutmayın ki , konuşurken de telefonun patlama gibi bir tehlikesi vardır . . . Mutlaka KULAKLIK KULLANIN ! ! ! Telsiz telefonlarda da benzer tehlikeler mevcut, ev telefonunuz telsizse değiştirin, kablolu alın. Çamaşır ve bulaşık makineleri çalışırken yanında durmayın ( mesela bulaşık makinesini çalıştırıp yanındaki masada keyif çayı içmeyin veya masa keyfi yapmayın ), çünkü çok manyetik alan yayarlar. Özellikle çamaşır makinesinin, çamaşırları döndürme aşamasında hemen uzaklaşın...

Son olarak; kullanmadığınız aletleri fişten çekin. Yapılan araştırmaya göre, "stand by" da yani bekleme modunda kalan aletler, gene elektrik tüketiyorlar. Ve ABD'de bekleme modunda tüketilen elektriğe " vampir elektrik" deniliyor. Bu da gösteriyor ki elektronik aletler fişten çekilmediği, en azından güç düğmesinden kapanmadığı sürece bizim için tehlike yaymaya devam ediyor...

Tüm bu aletlerin neden olduğu masraf ve küresel ısınma yetmiyormuş gibi, bizi de tüketiyorlar yavaş yavaş..

12 Ekim, 2009

Eski bahçe hortumlarınızı atmayın ...


Eski bahçe hortumlarını atmayın …

Artık bahçede kullandığınız hortumlarda kaçak olur ise hiç atmayın, bakın o hortumlar ile Chase DeForest tarafından neler yapılmış. Hatta Tasırımcı tarafından yapılanlar ile Hosewares adında bir koleksiyon bile yapılmış. Hasır yerine hortum kullanmak, üstelik eskiyen bir malzemeyi yeniden dönüştürüp işe yarar ve şık bir hale getirmek. Tasarımcılara bayılıyorum doğrusu, inanılmaz fikirler geliyor akıllarına.

14 Eylül, 2009

3G TEKNOLOJİSİ HAKKINDA ÖNEMLİ ÇARPICI BİLGİLER


Bu yazıyı mail ile bir arkadaşım yönlendirmiş. Kullanmadan çocuklarımızın geleceği için iyi düşünmemiz gerekiyor sanırım. Paylaşmak istedim ...


Bu ateşi elinize almadan düşünün!
İsveç’te, 3G’de bulunan 3 UMTS sistemini test etmişler. İnsan vücudu üzerinde çok önemli zararları olduğunu görmüşler. Bu ateşi elinize almayın, geleceğinizi yakmayın! Prof. Dr. Selim Şeker anlatıyor. 3G geldi! Reklâmlar aracılığı ile ortada bir bayram havası var… Reklâm sloganı “merak etmiyor musun” diyor. Biz merak ediyoruz ama geleceğimizi! Sağlık sorunları göz önüne alındığında kazandıracak mı, yoksa kayıplar mı artacak?
Tehlikeli Oyuncak Kitabının Yazarı Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim ŞEKER
CEVAPLADI3G ne anlama geliyor?
"3G, kablosuz sistemlerin yani hücresel ağ sisteminin en gelişmişi. Önceden tanıdığımız 1G ve 2G’ye göre çok büyük yenilikleri var. Şu ana kadar sesli iletişim aracı olarak kullandığımız cep telefonunda, artık görüntü, bilgi aktarımı, sayısal veriler, TV, faks, internet, medya haberciliği gibi büyük iletişim kolaylığı getiriyor."
Çevre ve insan sağlığı üzerinde ne gibi etkileri olacak?
"Bu sistemde iletişim aracı olarak kullandığımız, bir odayı dolduran bütün elektrik aksamını bir telefona soktular. Maalesef para kazanırken çevre ve insan sağlığını hiç düşünmüyorlar. Bu teknoloji ile beraber bugüne kadar 1 baz istasyonu olan yerde, artık 9 tane baz istasyonu olacak! Yani baz istasyonu sayısı çok artacak. İngiltere’de 3G ile beraber baz istasyonu sayısı 50.000–70.000 civarında artış göstermiş. Daha çok baz istasyonu; daha çok radyasyon, daha çok manyetik kirlilik demek! 3G hem insan hem de çevre sağlığı açsından büyük riskler içeriyor. İsveç’te, 3G’de bulunan 3 UMTS sistemini test etmişler. İnsan vücudu üzerinde çok önemli zararları olduğunu görmüşler.TV istasyonunda çalışan kişiler, çalıştıkları ortama girince bir ağırlık ve baş ağrısı hissederler, yoğun stres yaşarlar. Bunun sebebi o istasyonda bulunan alıcı ve vericilerdir. Bazı alışveriş merkezlerine giren insanlar da rahatsızlık duyarlar, rahat nefes alamazlar, kalp hastaları daha fazla rahatsız olur. Bunun sebebi de o alışveriş merkezinde bulunan baz istasyonlarını n sebep olduğu kuvvetli radyasyondur. 2G’nin DNA’yı olumsuz etkilediği, kansere sebep olduğu birçok ülkede yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlandı. Bu araştırmaların çoğunu Tehlikeli Oyuncak kitabımda açıklamıştım. Eylül ayında Hayykitap'tan yayımlanacak ikinci kitabımda da son araştırmaları açıklayacağım!"
Çocukların geleceğini nasıl etkileyecek?
"Baz istasyonuna ilk 300 m mesafede oynayan çocukların, diğer çocuklara oranla %500 daha fazla kanser olma riski taşıdıkları yine bilimsel araştırmalarla kanıtlandı. Okul, hastane, park gibi alanların çevresinde kesinlikle baz istasyonu ve yüksek gerilim hattı bulunmaması gerekiyor. Bizim ülkemiz maalesef bu konuda da gariplikler ülkesi! Birçok hastane, park ve okul çevresi baz istasyonları ile çevrili.
Anne ve babalar cep telefonunu çocuklara ödül olarak kesinlikle vermemeli! Çünkü bu ödül değil, onların hayatıntan sağlıklarını çalan ölümcül bir alet!
Dikkat edin baz istasyonlarında örümcekler yaşamaz, kuşlar da çevresine yuva yapmaz! Elektromanyetik kirlilik hayvanları ve doğal hayatı da çok olumsuz etkiliyor. Yeni sistem doğal hayatı tehdit ediyor!"
Hangi hastalıklarda artışlar görülecek?
"Kalp ameliyatı geçirmiş olanlar İstanbul gibi büyük metropollerde yaşayamaz hale gelecek. Alerji vakalarında büyük artışlar gözlenecek. İsveç’te yapılan bir araştırmada 3G sisteminin gelmesinin ardından alerji vakalarından büyük artış gözlenmiş. Almanya’da yapılan bir araştırmada da çocuklarda erken ergenlik ve obezite, kadınlarda menopoz sorunlarında artışlar ortaya çıkmış."
Peki, hem çevre hem de insan sağlığını korumak için çözüm ne?
"Cep telefonlarının mümkün olduğunca az kullanılması gerekiyor. Çünkü sağlığa tamir edilemeyecek derecede büyük zararlar veriyor. Mevcut sistem insanları korumuyor. Sigara konusunda devlet ve toplum çok geç uyandı ama artık büyük hassasiyet gösteriliyor. Çok geç olmadan cep telefonu konusunda da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor. Bunun için, sivil toplum örgütlerine, devlete ve özellikle telefon kullanan vatandaşlara büyük görev düşüyor."

02 Eylül, 2009

ZEYTİNDALI:BİR İYİLİK İMECESİ


ARACISIZ YARDIMLAŞMA
Zeytindalı herhangi bir siyasi görüş, etnik köken, din, dil, mezhep, cinsiyet veya bölge gözetmeksizin sadece yardıma muhtaçlarla, yardımseverler arasında iletişim sağlayarak "İyilik Köprüsü" kurmak amacıyla bir araya gelen gönüllülerin oluşturduğu şu an için sadece ANKARA'da faaliyet gösteren bir yardımlaşma derneğidir.
Dernek yardım toplamıyor, yardım dağıtmıyor ve bağış almıyor. Yardıma muhtaçları deşifre ve rencide etmeden sadece bülten, web sitesi ve telefon aracılığıyla yardımseverlerle buluşturuyor.Böylece yardımseverler, ihtiyaç sahipleriyle doğrudan iletişime geçerek "Kardeş Aile" bağı kurabiliyorlar.

Yukarıda ki bilgileri kendi sitelerinden aldığım gibi aynen yazdım. Zeytindalı’nın çalışma sistemi hakkında ayrıntılı bilgiye, bülten talep ederek, telefon ile yada http://www.zeytindali.org.tr internet adresinden ulaşabilirsiniz.

13 Ağustos, 2009

Bez Çanta

Gün geçmiyor ki kullandığımız poşetlerin zararları ile ilgili yeni bir yazı okumayalım, yeni bir mail almayalım, yeni bir haber duymayalım. İçine yiyecek koyduğumuz zaman, kanser tehlikesi ile karşı karşıya kalmamızdan tutun da, plastik poşetlerin geri dönüşümsüz yapılmalarından dolayı, denizlere, doğaya, hayvanlara hatta besin zincirine verdikleri zarar saymak ile, okumak ile bitmiyor.

Ben de bütün çevre dostları gibi kendi adıma ne yapabilirim diye düşünürken, çantamda sürekli olarak bez çanta taşımaya ve plastik poşet kullanımımı en aza indirgemeye karar verdim. Hatta bunları yazarken de aklıma, eskiden pazarlarda kullanılan fileler ve manavlarda bolca tükettiğimiz kesekağıdı geldi. Bundan sonra en azından dönüşümlü olan plastik poşetlerden kullanmaya, pazarlarda satılan siyah poşetleri ise hiç tüketmemeye çalışacağım. Bir de anne olarak özellikle çocuklarımızın bu tür konularda bilinçlendirilmesi gerektiği, çevreye duyarlı insanlar olarak yetiştirilmesi ve onlara sadece bir kişinin bunu yapmasından ne olur ki fikrini aşılamak yerine, bir kişinin tek başına yapabileceklerinin eğer ister ise inanılmaz olacağını öğretmeye çalışmamız gerektiği inancındayım.

Unutmayalım ki ÇEVREYİ KORUMAK BİZİM ELİMİZDE.