Zaman yine hızlı geçiyor bu aralar. Eylüldü, Sonbahardı,... derken Ekimi bile yarıladık. Bazen iş yerimizde bir koşuşturma, bir telaş olur ya, hani bazen de evlerimizde, bu aralar ruh halim öyle. Hem hüzün var, hem merak, gideni uğurlama, geleni karşılama telaşı. Belki bir ayrılık demek yanlış olur ama; üç buçuk yıldır huzur içinde, mutlu ve dingin çalıştığım patronum gidiyor ve yerine yenisi geliyor. Yirmi iki buçuk yıllık çalışma hayatımda hep bayanlar ile çalışmışken, ilk defa bir erkek patron ile birebir çalışacak olmanın merakı, telaşı, acabaları da cabası... Aslında bir salata tarifi, biliyorum çoğumuzun da bildiği bir salata tarifi vermek için oturmuştum bilgisayara. Sonbahara rengi uygun, tadı uygun, yapımı tarif yazılmayacak kadar basit, yoğurtlu havuç salatası. Havucu rendeleyip biraz yağda yumuşayıncaya kadar çeviriyor, yoğurt ve sarımsak ile karıştırıyor ve üstünü maydanoz, zeytin,nane, pul biber, ...ne ile istiyor isek onunla süslüyor, servis yapıyoruz. Denemeyen varsa banakalırsa deneyin derim.
10 Ekim, 2012
19 Eylül, 2012
NİŞASTALI UN KURABİYESİ
Sanıyorum artık siteyi az çok takip eden herkes benim kahvenin yanında 1 tane kurabiye yemeyi çok sevdiğimi bilir. Daha önce paylaştım mı bilmiyorum ama; tezgahın üstünde kocaman cam kavonozlarda sürekli evde kurabiye bulundurma hayali de emeklilik hayallerimi süsler. Bu kurabiyeler ağızda dağılan, hemen eriyen, pişerken üzeri çatlayan her yapılışında kedine hayran bırakıp "miss gibi" dedirten cinsten. Yaz mevsiminde sıcaklar nedeniyle bir çoğumuz hamur işi yapımına sanıyorum biraz araya veriyoruz. Malum sonbahar, henüz sıcaklıklar iyi gitse de şöyle dumanı üstünde kahveler, içimizi ısıtacak ev çayı hayalleri kurma zamanı yakındır. Banakalırsa deneyin derim, hiç pişman olmayacaksınız.
NİŞASTALI UN KURABİYESİ
2 paket buğday nişastası
2 çay bardağı un
1.5 çay bardağı şeker
½ limon
1 paket margarin (oda sıcaklığında beklemiş)
2 yumurta
1 paket kabartma tozu
Bütün malzemeler yoğrultuktan sonra üstü çok kızartılmadan pişirilir. Genellikle 2 çay bardağından biraz daha fazla un kaldırıyor, ben bu yüzden yoğururken kıvama göre 1/2 yada 1 çay bardağı kadar un ilave ediyorum (un miktarı az gelirse yayılma oluyor). Piştikten sonra soğuyunca yarısına çay süzgeci ile pudra şekeri, yarısına da tarçın eliyorum.
05 Eylül, 2012
KAPI FOTOĞRAFLARI
KAPI FOTOĞRAFLARI
Kızım bu sene tatilde kapı fotoğrafları çekmeye merak sardı. Ayvalık ve Cunda da çekti fotoğrafları. Sen çek dedim, hem ben bloguma da koyarım. Farklı renk, malzeme, farklı tarz, modeldeki kapılara baktıkça eskiden kapıların bile bir karakteri, bir kişiliği varmış diye düşünmeden edemedim. Şimdi tek tip olmasa bile çoğu çelik olan, yaşayanların tarzıyla ilgili hiç bir bilgi vermediği gibi, soğuk, renksiz, sevimsiz....birbirine benzer kapılar var çoğumuzun evinde. Oysa bu kapılar insanın değişik bir aleme alıp götürüyor baktıkça. Kimler yaşadı, neler yaşandı arkalarında kimbilir. Hangi üzüntüler ve sevinçlere, hangi kültür, hangi dillere, doğumlar ile yaşam telaşı, ölümler ile vedalara, hüzünlere... nelere tanık oldular ve olmaya devam etmekteler. Banakalırsa sahip çıkalım ve yaşatalım.
| Hepsi ayrı güzel, hepsinde kimbilir kaç çeşit hikaye... |
12 Haziran, 2012
İnternetin hayatımıza girmesi ile günlük yaşantımızda farklı
konulardaki hızlı değişime rağmen e-ticaret konusundaki geri duruşumuzu yavaş
yavaş değiştiriyor olmak alışveriş konusunda bize farklı bir pencere açtı. Her
ne kadar geç keşfetmiş olsak da internet üzerinden alışverişin rahatlığına ve
konforuna çabuk alışıverdik. Sanal kartlar, iade şansı, kapıya kadar gelme
konforu,… hayatımızı bir hayli kolaylaştırdı. Bütün bu hız ve konforun yanında
aklıma ‘’ Ayağını yorganına göre uzat’’
atasözü gelmiyor değil, bu rahat, bu konfor bu çeşitlilik karşısında insan
banakalırsa tedbirli olmalı. İnternette satılmayan ürün yok artık derken bir
yakınım http://www.miskinpatiler.com/
adı altında hayvan sever dostlar için bir site açtı. Güvenilirliği, uygun
fiyatları, kaliteli ürün seçenekleri yanı sıra benim için en önemli
özelliklerden biri olan hiç kafa karıştırmayan sade tasarımı ve sorunsuz
çalışan sekmeleri ile fark yaratan bir site. Banakalirsa bir uğrayın demek
isterim… kim bilir, belki sizin için de cazip ve ayağınıza gelen hizmetin
kolaylığı ile iyi bir alışveriş imkanı olur.
05 Haziran, 2012
Güneş bir kaç gündür ıssıttı kemiklerimi. Uzun zamandır, kış, yağmur, soğuk derken..., nihayet ısındı sanıyorum havalar. Gerçi Ankara'nın Haziran ayına çok da güven olmaz. Bir bakarsınız hava kapamış ve ıslanmış her yer. İğde, ıhlamur, hanımeli..., miss gibi kokular arasında birden aklıma geldi Aziz Nesin'in "Arkadaşım Badem Ağacı". "Ağaçlardan arkadaş olur mu?" diyenler elbet vardır. Ben arkadaş olmayı bilenler için paylaşmak istedim.
ARKADASIM BADEM AGACI
Sen ağaçların aptalı
Ben insanların Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış...
Açarsın çiçeklerini...
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
Bir güler yüz bir tatlı söz...
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hem de bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koo desinler bize şaşkın
Sonu gelmese de hiç bir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sende bu güzel havaya
AZIZ NESIN
31 Mayıs, 2012
Yapımı inanılmaz kolay olan, bir o kadar lezzetli, ilave olarak sadece mısır eklediğim, yanında da yazdığı üzere tarifi http://www.portakalagaci.com 'dan aldığım, yine banakalırsa lütfen deneyin diye şiddetle tavsiye edeceğim bir tarif. Bu seferlik dereotum olmadığı için koymamıştım ama, tavuk salatasına çok yakışıyor.
TAVUK SALATASI
(Portakalağacı)
2 bütün tavuk göğsünü haşlayıp didikliyorsunuz. 3 kırmızı biberi közleyip, soyuyor, biraz soğuyunca
da doğrayıp tavuğa ekliyorsunuz. Gerisi 5-10 doğranmış kornişon turşu, dereotu,
maydanoz, limon ve yağ.
18 Mayıs, 2012
SODALI BÖREK
Malzemeler:
6 adet yufka
beyaz peynir
2/3 su bardağı sıvıyağ
2 yumurta
1 su bardağı süt
1 şişe soda (yaklaşık 220ml)
Yapımı çok kolay ama; lezzetli ve yumuşacık bir börek. Fırın tepsisine bir yufkayı açık olarak koyur, aralarına hiç bir şey sürmeden iki yufkayı daha yerleştiriyor, 3.yufkadan sonra peynir yada istediğimiz içi koyuyor ve kalan üç yufkayı da üstüne yerleştiriyoruz. Bir şişe sodayı ağzını elimizle kapatıp, püskürterek bütün tepsiye eşit miktarda döküyoruz. Süt, yağ ve yumurta karışımını böreğimizin üstüne sürüp, mümkünse 1 gece, değilse en az 1-2 saat sıvı karışımın böreğin içine çekmesini sağlıyor ve pişiriyoruz. Kolay ama lezzetli bu böreği banakalırsa hemen deneyin derim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







