07 Mart, 2014

HAVUÇLU-MISIRLI PİRİNÇ PİLAVI




Eğer zirvede çam olamazsan,
Vadide bir çalı ol, ama ol.

Derenin yanındaki en güzel çalı sen ol,

Ağaç olamazsan küçücük bir çalı ol.

Çalı olamazsan bir parça çimen ol,

Süsle, şenlendir bir yol kenarını.

Balina olamazsan küçücük bir balık ol,

Ama göldeki balıkların en kıvrak olanı.

Hepimiz kaptan olamayız, tayfalar da olacak,
Hepimiz için yapacak bir şeyler var dünyada.
Büyük işlerde var küçük işler de,
Yapmamız gereken şey yanı başımızda.
Anayol olamazsan ol bir patika,
Güneş olamazsan ol bir yıldız,
İster büyük ol ister küçük,
Her zaman en iyi ol yalnız.



Douglas Malloch
Güzel bir şiir değil mi?

Renkli renkli pilavları seviyorum. Hem tadını, hem de görüntüsünü. Gerçi yapımı şehriyeli pilavdan çok da farklı değil. Havuçları küp küp doğrayıp, yağda biraz çeviriyor, mısırları (konserve) ilave edip, pirinci de ekledikten sonra, pirinç şeffaflaşana kadar kavuruyorum. Ölçüm yok malesef, annelerimiz gibi göz kararı yapıyorum. Pirincin üstüne yaklaşık 2 parmak geçecek kadar kaynamış su koyup, altını kısıyorum. Banakalırsa deneyin, hem şık, hem lezzetli bir pilav.




20 Şubat, 2014

KÜSTÜM ÇİÇEĞİ

Hayat senin onu yaşadığın gibidir. Kendin için üzülmekten vazgeç..

Altta resimleri olan çiçeğin adı "Küstüm Çiçeği". Öyle narin, öyle kırılgan ki, dallarını ellediğiniz anda küsüyor. Bütün yapraklarını kapatıveriyor. Bu biz insanların düşünme tarzı tabii. Niye yapıyor bilinmez... Küstüğünü sanıyoruz ama Allah bilir o nelerden korunmak için, içine dönüyor. 





Tanrı der ki;
Kimi benden çok seversen onu senden alırım... ve ekler,
Onsuz yaşayamam deme,
Seni onsuz da yaşatırım,
ve Mevsim geçer,
Gölge veren ağaçların dalları kurur,
Sabır taşar,
Canından saydığın yar bile bir gün el olur,
Aklın şaşar,
Dostun düşmana dönüşür,
Düşman kalkar dost olur,
Öyle garip bir dünya,
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur,
Düşmem dersin düşersin,
Şaşmam dersin şaşarsın,
En garibi de budur ya,
Öldüm der durur, yine de yaşarsın...

Mevlana

17 Şubat, 2014

ZEYTİNYAĞLI KURU BİBER/KIRMIZI BİBER DOLMASI

Kuru biberler yazın annemin balkonunda kuruttukları, kırmızı biberler benim ayıklayıp dondurucuya koyduklarımdan. Bizim evde taze dolma biberden kurusu daha çok seviliyor. Böyle olunca sanıyorum ben zeytinyağlı dolma olarak bu ikiliyi tazesinden daha sık yapar oldum. Daha önce zeytinyağlı biber dolması tarifi vermiştim. İç aynı iç ama unutanlar/okumayanlar için yazacağım. Dolmabiberleri üstünü kapatacak kadar su da 1-2 dakika kaynatıp süzüyorum. Dondurucudan çıkan kırmızı biberlere bir şey yapmaya gerek yok. 5 dakika kadar oda sıcaklığında durduklarında, yada musluğun altında şöyle bir yıkandıklarında hemen kendilerine geliyorlar. Zaten tam çözülmeden doldurması da daha kolay oluyor. Banakalırsa henüz denemediyseniz kuru biber dolmasını ve kırmızı biber dolmasını en kısa zamanda deneyim derim. 




Malzemeler
1 Kilo dolmalık biber
5-6 adet irice soğan
1/2 demet maydonoz
dolmalık fıstık ve istenirse kuş üzümü
tarçın, kuru nane, tuz
1 tatlı kaşığı toş şeker
3 bardak pirinç (yaklaşık 20 adet kuru biber+5 adet orta boy kırmızı biber için ben 1,5 bardak pirinç ve 1 bardak su ile yaptım)

Bolca soğan ayıklanır, küçük küçük doğranır, tencereye soğan (irice 5-6 adet) , zeytinyağı yine bolca (soğanın üstüne çıkacak kadar) ve 1 tatlı kaşığı toş şeker ilave edilir çok değil 1-2 dakika çevrilip ayıklanmış ve yıkanmış pirinç (1 kilo biberden yapacaksanız 3 bardak , yarım kilo için 1,5 bardak ki benim genel ölçüm budur) ilave edilip kavurulur. İstiyor iseniz bu aşamada dolmalık fıstık ekleyebilirsiniz. Bir miktar kavurduktan sonra 3 bardak pirinç için 2 bardak su eklenir ve kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir. Sonra ağzı açılınca, karabiber, tarçın, doğranmış 1/2 demet maydonoz ve bolca kuru nane ve tuz eklenip karıştırılır biraz kendine gelmesi beklenir. Biberleri doldurup, 1 bardak kadar su ilavesi ile düdüklüde 15 dk. pişiriyorum ben. 

10 Şubat, 2014

KALP KURABİYELER/SEVGİLİLER GÜNÜ




Malum bu hafta Sevgililer Günü. İster kutlayın ister kutlamayın, her yerde ilanlar, reklamlar, bir tüketim çılgınlığı, gençlerde bir telaş, bir telaş,... sormayın gitsin. Bence bir çiçek, kendi ellerinizle yaptığınız pasta, kurabiye, unutmamak ama aynı zamanda abartmamak en güzeli. Kızım çok güzel kurabiyeler yapmış ve resimlemiş. Kimbilir belki bu tarifi bu hafta uygulamak isteyen vardır diye ben de sizlerle paylaşmak istedim. İster sevgiliye, ister anneye, komşuya, misafire, banakalırsa deneyin derim.

CEMREMİN KAKAOLU ÇAY KURABİYESİ

Malzemeler:
2 adet yumurta
1 su bardağından az zeytinyağı
1 su bardağı şeker
1 paket kakao
3 bardak un(su bardağı)
1 paket kabartma tozu bir paket vanilya bir kaşıkta sarella ekleyin
Ben vanilya ve sarelle koymadım.

Malzemelerinizi hazırlayın , önce bir kapta yumurta ve şekeri mikser yardımı ile iyice çırpınız. Daha sonra zeytinyağı ve kakaoyu da ekleyerek çırpmaya devam ediniz kakao iyice eriyince diğer malzemeleri ekleyiniz ve yoğurmaya başlayınız. Önceden ısıtılmış fırında 20/25 dakika pişiriniz.


Cemre:  Not : Ben kakao miktarı fazla olduğu ve şeker hamuru kullanacağım için sarelle ve vanilya kullanmadım. Üstünü şeker hamuru ile kaplamamın kolay olması için de kabartma tozu eklemedim. Şeker hamurunu da Eminönünü'den hazır aldım.

24 Ocak, 2014

FIRIN MAKARNA






Malzemeler
1 paket fırın makarna
3-3,5 su bardağı süt
3-3,5 yemek kaşığı kadar ayçiçek yağı
1 yumurta
tuz/karabiber
1/2 bardak kaşar

Tencerede yağı biraz bol tutmaya çalışarak (unun topaklanmasını engellemek için) 3-3,5 kaşık unu kavuruyorum. Yavaş yavaş süt ilavesi ile koyulaşana kadar pişirip, ılındığında yumurta ve karabiberini ekliyorum.Gerisi kolay haşladığımız fırın makarnalarımızı süzdükten sonra, makarnaları pişirdiğim tencereye alıp, başamel sosun 2/3 ünü döküp karıştırıyorum. Daha sonra fırın kabına ve kalan 1/3 başamel sosta üstüne. En üste bol kaşar. 200-220 derece de kızarana kadar pişiriyorum. Banakalırsa deneyin derim, lezzetli ve genel olarak rağbet gören bir yemek.

20 Ocak, 2014

SON KUŞLAR/SAİT FAİK ABASIYANIK


"Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım.

Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum.
Ada 'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."

"Haritada Bir Nokta" adlı öyküden.


Son Kuşlar kitaptaki hikayelerden sadece bir tanesi. Kitaba adını veren hikaye de dahil tüm hikayeler güzel ve çok rahat okunur cinsten, hayattan hikayeler. Oldukça güzel bir Türkçe ile kaleme alınmış Son Kuşlar kitabını banakalırsa okuyun derim.

07 Ocak, 2014

KABAK TATLISI



İlk defa yapıyorum. Kızım televizyonda seyretmiş, çok faydalı ve mutlaka yenilmesi gereken bir yiyecekmiş,...istedi yaptım ve "annem rengi çok güzel olmuş gerçekten " dedi. Sevmedi yani. Benim de çok düşkün olmadığım, arada bir yediğim bu tatlı için bir sürü tarif okuduktan sonra annemin yaptığı tariften aklımda kalanlar ile yaklaşık 2 kg kabağa 3 su bardağı şeker ilave ettim. Geceden sabaha kadar bekledim, sabah kalkınca kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirdim. Bence biraz fazla sulanmış ama pişince tadı gayet iyi olmuştu. Evde tüketim olmayınca işe götürdüm ve arkadaşlar pek beğendiler. Banakalırsa evinizde gerçekten seviliyorsa deneyin derim.