30 Mart, 2011

HAYATI SEVMEK YETMEZ SAHİP ÇIKMAK GEREK



Bu aralar bloglar yine bir var, bir yok. Çoğunlukla giremedim hiç birine, ne yorum yazmak, ne de yazılanları okumak için. Bu gün açıldığını görünce bir telaş, hemen kapanıverecekmiş gibi, hem bir şeyler yazayım, hem girebildiklerime biraz bakayım istedim. Mehtap hn.'ın (http://mevsimlerdenroma.blogspot.com/) sitesine eklediği yazı ve fonda çalan müzikler yine bir harika. 40 yaşından sonra öğrendiklerine, yazdıklarına ve verdiği mesajlara bayıldım. Eğer vaktiniz var ise, açabiliyorsanız banakalirsa siz de okuyun lütfen.

15 Mart, 2011

İNCİRLİ TATLI

Blogu açık bulunca çok sevindim malum ve madem böylesine bir şansı yakaladım hiç değilse şöyle güzel ve tatlı bir tarif koyayım istedim. Benzer tarifleri çok gördüm sitelerde, bu tarif portakalağacı'ndan (http://www.portakalagaci.com/) alınma. Ben her zamanki gibi biraz şeker ölçüsü ile oynayarak yaptım ve muhallebideki tereyağı kullanmadım ama tarifi orjinal hali ile yazıyorum. Banakalırsa deneyin derim, hafif, güzel ve şık bir tatlı. Bu arada özlemişim blog muhabbetini tüm bunları yazarken yüzümde şöyle kocaman bir gülümseme ile yazdığımı farkettim....


İNCİRLİ TATLI

Malzemeler:

Kek:
6 adet kuru incir, suda ıslatılmış, ufak doğranmış
1 su bardağı ceviz içi
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
3 yumurta
1 paket (1tatlı kaşığı) kabartma tozu
Şerbeti:
1,5 su bardağı su
1 yemek kaşığı nescafe
yarım su bardağı toz şeker

Muhallebi:
2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı un
1lt süt
5 yemek kaşığı toz şeker
inmeye yakın 50gr tereyağı
piştikten sonra 1 poşet toz krem şanti
Hazırlanması:
Kek için yumurta ve şekeri çırpın, cevizi, unu, kabartma tozunu ekleyip karıştırın. En son inciri ekleyip dikdörtgen borcama dökün ve 160C de pişirin (incirden dolayı düşük ısıda pişmesi gerekiyor). Pişerken krem şanti haricindeki malzemelerle muhallebiyi yapın. Piştikten 5 dakika sonra 1 poşet toz krem şantiyi ekleyip mikserle çırpın. Kek piştikten sonra 3-4 dak. havalandırın. Şerbet malzemelerini karıştırıp (pişirmeden) kekin üzerine dökün. 5 dakika sonra muhallebiyi üzerine yayın, buzdolabında 2-3 saat bekletin.

YAŞASIN BLOGER AÇILDI

Blogerı günlerdir günde bir kaç defa açıyorum, daha doğrusu açmaya çalışıyorum ama nafile, tık yok. Bazı sitelere yorum yapmak, bazılarını takip etmek, ... bunlar da mümkün değil. Sevgili Ayşe'nin (http://dahabaska.blogspot.com) yardımı ile bloğu http://banakalirsa.wordpress.com yeni adrese taşıdık ama aklım blogerde takılı kaldı. Kolay mı, heves ve heyecan ile başlayan blog macerası hepimiz için büyük emekler ile yol aldı. Umarım bu açılış bugüne has kısa bir ceee değildir. Umarım bu kadar emek bir hiç uğruna yok olmaz.

11 Mart, 2011

Geçici adres değişikliği...

Malum yasaklardan dolayı, geçici olarak adres değişikliği yapmak durumunda kaldım... Bir süreliğine yeni adresimden beni takip edebilirsiniz...

http://banakalirsa.wordpress.com/

23 Şubat, 2011

PAÇANGA BÖREĞİ / TON BALIKLI SALATA



İkiside kolay ve sevdiğim bir tarif. Paçanga böreğini özellikle iftar sofralarında, misafir ağırlarken çeşit olması ve yapımının kolaylığı, daha önceden hazırlanıp dondurucuda saklanabilmesi nedeni ile çok seviyorum. Ton balıklı salata, hepimizin bildiği, yaptığı mısır, havuç, siyah zeytin, marul, yağ ve limonun güzel birlikteliğinden oluşan, ister yemek yanında, ister sandöviç arasında tüketebileceğiniz basit ama doyurucu olabilen bir tarif. Siz hangi malzemeyi ne kadar isterseniz koyar, ekler, çıkarırsınız. Bu nedenle, ben sadece paçanga böreğini yazacağım.
PAÇANGA BÖREĞİ
3 yufka
dilimlenmiş 24 dilim kaşar ve pastırma
Tercihen ben pastırmanın etrafındaki çemen kısmını temizliyorum. Bir dilim pastırmayı ortadan ikiye böldüğüm için 12 dilim pastırma tarif için yeterli geliyor. Yufkayı 8 üçgen parçaya bölüyor, bir dilim kaşar ve üstüne pastırma koyup resimdeki gibi, kaşar genişliğinde etraflarını katlayıp sarıyorum. Sonrası malum, önce yumurta, sonra galeta ununa bulanıp, az yağda kızartılıp, afiyet ile sıcak olarak yeniyor. Banakalırsa deneyin derim.

21 Şubat, 2011

SEVDALIM HAYAT / ZÜLFÜ LİVANELİ




"Sevdalım Hayat",

Zülfü Livaneli kitabı hakkında
Tartışma yaratacak ´anılar denizi´ Zülfü Livaneli´nin, Mutluluk ve Leyla´nın Evi adlı çok satan kitaplarının ardından beklenen anlatısı çıkıyor. Bir dönemin siyaset ve sanat olaylarına ışık tutacak, her kuşaktan insanlar arasında ilgi uyandıracak anı ve değerlendirmeleri kapsayan roman tadındaki bu kitapta, okuma serüveni peşindeki bir çocuğun düşleri, hücrelere kapatılan ve sürgünlere mahkûm edilen bir aydının serüveni anlatılıyor.

SEVDALIM HAYAT

akasya kokan gecelerde
türküler söyleyip dolaşırdın sen
birer birer dökülen hecelerde
kendi yüreğinle yarışırdın sen

sağ olsun uçan kuşlar
çiçeğe durmuş ağaç
yaşasın sevdalılar
sevdalım hayat

karanlıktan güçlüydü hep aydınlık
uzakta parlayan sımsıcak ışık
şiir sana tutkun sen ona aşık
kendi yüreğinle yarışırdın sen

sağolsun uçan kuşlar
çiçeğe durmuş ağaç
yaşasın sevdalılar
sevdalım hayat

yaşam dalga dalga uzar giderdi
ölüm gözümüzde bir arpa boyu
çocuk gibi öper, okşar, severdim
yediğim ekmeği, içtiğim suyu

sağolsun uçan kuşlar
çiçeğe durmuş ağaç
yaşasın sevdalılar
sevdalım hayat.
Zülfü LİVANELİ

“SEVDALIM HAYAT” bir çocuğun kitap okuma aşkından başlayıp, düşleri, hayal kırıklıkları, özlemleri, ayrılıkları ve hücrelere kapatılan ve mahkum edilen bir aydının hayat hikayesini anlatıyor. Hepimizi hayatında uzaktan tanıyıp da duruşunu, bakışını, şarkılarını, kitaplarını, insanlığını, hatta gülüşünü, yüzündeki aydınlığı sevdiğimiz bizden yaşça büyük insanlar, olmuştur sanıyorum, Livaneli benim için bunlardan birisi. Kitap çok yalın, abartısız ve samimi, zaman zaman hüzünlendirmesine rağmen, yaşam felsefesi ve düşünceleri kitabı çok diri tutuyor. Tanıdığınızı ve sevdiğinizi düşündüğünüz insanı aslında çok az tanıdığınızı düşünüyorsunuz kitap bitince ve ben kendi adıma kitabı bitirdiğimde, işte bu yüzden, beklediğim gibi bir hayat, müzisyenlik, yazarlık bir tarafa yüzüne yansıyan ve en sevdiğim yanı insanlığı dedim. Hayata sevdalı birinin hayat hikayesi,…İnsan sevince heyecanlı oluyor malum, çok uzattım, belki abarttım, sözün özü banakalırsa okuyun derim. Bu arada kitabı okuyalı çok oldu, sizlerle paylaşmadığım yeni aklıma geldi.

18 Şubat, 2011

"MİM"lendim

Biri Beni "Mim"ledi!

Uzun zamandır bloğum olmasına rağmen ben de ilk defa cafenohut tarafından (http://cafenohut.blogspot.com) MİM’lendim. Ben de sevgili Ayşe’yi (http://dahabaska.blogspot.com) MİM’liyorum. :) (Kabul ederse tabi)

1.Gün içinde, eğer gerçekleşirse şok geçireceğin şey?

Uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımı görmek yada “akşam tatile gitmek için yola çıkıyoruz” diye bir haber almak.

2.Gördüğün zaman, eğer almazsam uyuyamam dediğin şey?

Genelde alışveriş yapmayı her bayan gibi severim ama, uykusuzluğa dayanamadığım için hiçbir şeyin beni uykusuz bırakacak olması mümkün değil.

3.Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey?

Cheescake yada bitter çikolata :)

4.Uğurun var mı, uğurun?

Maalesef uğurum yok.
5.Kendine en yakıştırdığın renk?

Beyaz ve siyah. İkisini de çok sever ve özellikle beyazı kendime çok yakıştırarak giyerim.
6.En sevdiğin takın?

Eşimin aldığı nazar boncuklu kolyem.

7.Takıntın?

Biraz simetri ve düzenli olmak en büyük takıntılarım denebilir.

8.Bavulum çoktan hazır, gitmek istediğim şehir, ülke?

Bodrum (Gümüşlük-bir defa gittim ve aklım kaldı), Karadeniz’in her şehri olabilir (henüz görmedim, sadece belgesellerden biliyorum :( . Ülke Paris, Mısır, ….bu liste epeyce uzar gider sanıyorum.

9.Ben bu şarkıyı duyunca şakırım?

Rafet El Roman / Ben kendimi bildim bileli, bir sana aşık bir sana deli …

10.Solunda ne var?

Arkasından güneşin vurduğu, önünde menekşelerim olan çok aydınlık bir cam.