08 Şubat, 2011

Silivri Toplama Kampı ZULUMHANE


Balbay kitabında Ergenekon iddianamesindeki tezatlara ve yanlışlıklara değiniyor. Hakkındaki iddiaları da yanıtladığı kitabında Atatürk’ün bile şüpheli gösterildiğini iddia ediyor, kitabında Silivri Cezaevi’ndeki yaşantısını ve karşılaştığı trajikomik durumları ve ‘yalnızlığı’ da ilginç örneklerle anlatıyor. Kitap genel olarak güzel ve akıcı bir kitap. Benim en çok etkilendiğim bölüm ise, anne olma duyarlılığı işin içine girdiği için, eşinden ve çocuklarından bahsettiği, özlemin ve onlarla olamamanın, kaçırdıklarının, çocukları ve eşinden ayrı kalma sürecinde kendisi ile birlikte ancak kendisinden çok uzakta iken yaşadıklarının anlatıldığı bölüm. Özellikle oğlu ile telefonda bir yaşanmışlığı var ki beni hıçkıra hıçkıra ağlattı desem o an ki duygularım için az kalır yine de tam ifade edemem sanıyorum.... Banakalirsa okuyun derim.


Uydurma bir örgüt
Birbiriyle ilgisi olmayan kişiler
Gizli tanıklar ve hayal ürünü iddialar
İçinden çıkılmaz hale getirilen bir dava
- Mustafa Balbay

Hapishanesiyle, mahkemesiyle "Silivri Toplama Kampı", ortaçağ mantığının 21. yüzyıl olanaklarıyla donatılmışıydı.
Filistin askısı yok, dijital işkence var.
Kalabalık koğuşlar yok, yalnızlaştırma var.
Hukuk yok, "Kuvvetli şüphe" var.
Cumhuriyet savcısı yok, hükümet savcısı var.
Silivri kapıları, pencereleri demir, biz çelik.
Silivri dünyanın en büyük demir-çelik tesisi...
- Mustafa Balbay

3 yorum:

Tijen dedi ki...

Bir türlü aklım almıyor olup bitenleri, böyle bir şeyin nasıl olabildiğini, insanları nasıl böylesine tutsak edebildiklerini. İçleri rahat mıdır merak ediyorum, insanları kıtır kıtır doğrayanları serbest bırakıp da aydınları hapsettikleri için?

isoon dedi ki...

Kızının büyüdüğünü görmekten haksız yere mahrum bırakılan balbay ve öldüğü halde hala iftiralara maruz kalan türkan saylan için içim acıyor, bir de üstüne katilleri salıvweriyorlar, neden kimse görmüyor, duymuyor, konuşmuyor?

ŞÜKRAN dedi ki...

yorumlarınıza bir şey eklemeye gerek yok sizlere canı gönülden katılıyorum ne kadar duyarsız, gurursuz haysiyetsiz bir millet olduk çıktık. Yürek acımakla kalmıyor . bir şeyler yapamamanın çaresizliği altında kahroluyorum. sizi çok seviyorum Bir yerlerde bizim gibi düşünenlerin olduğunu bilmek tek tesellim. Böylelerini şu mübarek günde allaha havale ediyorum Bu kandilde tek dileğim budur.