04 Mayıs, 2012

BAHAR VE ÇOCUKLUĞUMUN FENER ALAYI




Ben bir doğa aşığı, ben bir bahar sevdalısı, gün eksilmesin penceremden diyenlerden, kuş cıvıltısını, su sesini, çeşit çeşit kokuyu sevenlerden. Mevsim bahar olunca doğada “en güzel benim” telaşı, kim daha güzel kokuyur?” yarışı, sanki bir fark edilme çabası var. Ruhu, kalbi narin, kırılgan bayanlar gibi… Önce ağaçlar yavaş yavaş patlama derdine, her yağmur ile iyice yeşerip ben de varım telaşı ile sanki podyumda sıraya giriyorlar. Ben sanıyorum en çok Leylakları seviyorum, kokusu beni her bahar mest ediyor, her bahar "çok güzel olduğu için mi ömrü bu kadar kısa” diye düşünüyorum. Olmadı şimdi hanımellerine haksızlık ettim, yakındır onlarında dünyaya parfüm salma zamanı. Hanımeli de beni kokusu ile mest edenlerden. Güllerin dallardan taşma telaşı, rengi, albenisi, ıhlamurların patlama, çiçek verme, buram buram kokma zamanı. Erguvanlarda baharda güzelim çiçekleri ile bir koşu gelip, “ce” diyip, gideceklerden. Sanki doğa bizim için bir fener alayı hazırlıyor. Hani çocuklukta annelerimizin ellerimizden tutup götürdüğü, sıra sıra geçenleri hayran hayran seyrettiğimiz kocaman, büyük bir fener alayı. Kokusu, coşkusu, rengarenk özenle seçilmiş renkleri, albenisi, tomurcuğu, çiçeği, … arka arkaya, sırayla, büyük, hem de inanılmaz organize bir fener alayı. Seyretmeyi, zevk almayı, fark etmeyi bilenlere. Banakalırsa madem çocukluğumuzun o güzelim fener alayları kalmadı hiç değilse bu muhteşem gösteriyi, renk cümbüşünü kaçırmayın....
Bu ara da resimler kızım tarafından çekildi. Ben hala bu konuda yeteri kadar başarılı değilim.

2 yorum:

cafenoHut dedi ki...

NE canlı ne güel çiçekler, Kızın ne güzel çekmiş fotoğrafları bravo..

Hayat Cafe Tarifleri dedi ki...

Harika görüntüler,insan bakıp kalıyor bu güzelliklere..
Sevgiler canım..